2026
Düş Tavanı (2026), sanatçının yaşadığı odanın tavan dokusunun kömür aracılığıyla kâğıda aktarılması ve bu izlerin başka bir mekânın tavanına yerleştirilmesiyle oluşturulan bir yerleştirmedir. Çalışma, gündelik yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen tavan yüzeyini, bekleme ve hareketsizlik anlarında düş kurmanın yoğunlaştığı bir alan olarak ele alır.

Tavan, bedenin sürekli altında bulunduğu ancak doğrudan temas etmediği bir yüzeydir. Zaman içinde tekrar eden bakışlar, çatlakları, lekeleri ve dokuları yeni imgelere dönüştürerek bu yüzeyle düşsel bir ilişki kurulmasına olanak tanır. Sanatçı, bu kişisel deneyimden yola çıkarak tavanın izlerini kömürle kâğıda aktarır. Kömürün dağılan ve yoğunlaşan yapısı, düş kurma sürecinin belirsiz ve değişken karakteriyle ilişkilenir.




Yerleştirmede kâğıtlar, sergilendikleri mekânın tavanına dağınık bir düzen içinde yerleştirilerek özgün yüzey başka bir mekâna taşınır. Böylece tavan, yalnızca mimari bir unsur olmaktan çıkar; kişisel belleğin, tekrar eden bakışların ve imgesel çağrışımların biriktiği bir düş uzamı olarak yeniden görünür hâle gelir.